We use cookies in this website to serve you better.

We use cookies to personalize content and ads, provide social media features, and analyze traffic. We may also share information about your usage of our site with our social media, advertising, and analytics business partners. Our business partners may match this information with other information that you provide to them or that they collect while using their services.

What is the cookie?

Cookies are small text files that web-sites use to make their experience more efficient. According to the GDPR, we can place the cookie absolutely necessary for the operation of this site.If you have an account and do not want to these cookies you should delete account after login. For other types of cookies we need to get permission from you. This site uses different types of cookies. Some cookies are placed by third party services on our pages like google analytics. You should change your cookie settings in their privacy pages because of we can not interfere to those cookies. Your permit is valid for the following areas: web.tv

Rüşvet bataklığına boğazına kadar batmış durumdadır. - İSMET BÜYÜKATAMAN

7 views
Category News
Date Added
LanguageTurkish [Türkçe]
Description
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "AKP ve " yolsuzluk arkadaşları " rüşvet bataklığına boğazına kadar batmış durumdadır. Bu aynı zamanda Türkiye'nin de itibar, yaptırım, caydırıcılık ve saygınlığına tahminlerin ötesinde zarar vermektedir" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Gemlik Ramada Otel'de yaptığı basın açıklamasında "AKP iktidarını milletimiz nezdinde sorgulatan, tartıştıran, gözden ve gönülden düşüren örtülmesi artık mümkün olmayan yolsuzluklarıdır.

Allah'ın ayeti açıktır. Bakara suresi 188. Ayetinde yüce Allah; rüşvet almayı da vermeyi de yasaklamıştır. Bugün yaşadığımız süreçte AKP iktidarının sahte dindarlığı, din tüccarlığı ortaya çıkmıştır. Zira onlar Allah'ın ayetlerini dünya malı karşılığında satmışlardır.

AKP ve " yolsuzluk arkadaşları " rüşvet bataklığına boğazına kadar batmış durumdadır.

Bu aynı zamanda Türkiye'nin de itibar, yaptırım, caydırıcılık ve saygınlığına tahminlerin ötesinde zarar vermektedir.

AKP'nin iktidar yıllarında;
- Rüşvetçiler hayırsever olarak isimlendirilmiş,
- Hırsızlar yardımsever olarak gösterilmiş,
- H‰kim ve savcılar militan olarak tanımlanmış,
- Yolsuzluk operasyonları komplo olarak formüle edilmiş,
- Utanmazlık mağduriyet olarak sunulmuştur.

Son 14 yılda sapla saman, doğruyla yanlış, güzelle çirkin, hak ile batıl, duayla beddua, temizlikle kirlilik birbirine karışmıştır" dedi.

Büyükataman, "2002 yılında 3Y " Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele " vaadiyle milletten yetki talep eden AKP, Türk siyasi tarihinde eşine ender rastlanan mahiyette bir güçle iktidar sorumluluğunu üstlenmiştir. Aradan geçen 14 yıla yakın bir sürede yasaklarla mücadele adına kendi yasaklarını koyan AKP hükümetlerinin, yoksulluk konusundaki icraatları halkı yoksullaştırarak kendi zenginini türetme şeklinde tezahür etmiştir.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün 2015 yılına yönelik Yolsuzluk Algı Endeksi'nde Türkiye Avrupa bölgesinde en çok gerileyen ülkeler arasında yer almıştır.

Türkiye, Yolsuzluk Algı Endeksi sıralamasındaki yeri ile Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisine düşmüştür. Toplam 19 Doğu Avrupa & Orta Asya ülkesi arasında Makedonya ile birlikte 3'üncü sırada yer alan Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise 10. sıradan 12. sıraya gerilemiştir.

Olayın bir diğer vahim yönü de, Türkiye'nin, geride kalan dört yıl içinde dünya üzerinde en kötü performansı gösteren ülkelerin bulunduğu listeye dahil olması olmuştur" açıklaması yaptı.

GEMLİK'TE YAŞANAN OLAY
Büyükataman,şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde eşine rastlanmayan yolsuzluk örneklerine AKP hükümetleri döneminde şahit olunmuştur. Dünyadaki itibarımız sıfırlanmıştır. Vatandaşımız 14 yıldır ne yazık ki her geçen gün bir önceki günü arar hale gelmiştir. AKP yüzünden, yolsuzluklarla anılan, yolsuzlukların adeta marka haline dönüştürüldüğü bir Türkiye'de yaşamaktayız.

Bunun son örneği Gemlik İlçemizde yaşanmıştır.

MHP Gemlik İlçe Teşkilatımız, her zamanki gibi farkını göstermiş ve Gemlik'te yaşayan vatandaşların menfaatini korumak için mücadele etmiştir.

Gemlik Serbest Bölgede, yaklaşık 60 Dönümlük arazinin, ihale yapılmaksızın, encümen kararı ile yaklaşık 25 Milyon TL'ye satılması sonrasında Gemlik İlçe Teşkilatımız harekete geçmiş ve konuyu yargıya taşımıştır. Bugün yapılan imar uygulamalarıyla bölge en az 3-4 kat daha değerlenmiştir. Mahkemeye taşınan olay ile ilgili, Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen kararda satışın usulüne uygun yapılmadığı hükmüne varılmıştır.

Bunun üzerine konu Belediye tarafından Danıştay'a taşınmış, Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen karar temyiz edilmiştir. Danıştay da mahkemenin kararını, meclis kararı alınmadan satıldığı için onaylamıştır. Ayrıca, Danıştay kararı öncesinde Belediyenin açtığı " Yürütmeyi Durdurma " işlemi de reddedilmiştir. Ancak belediye mahkemenin verdiği kararları uygulamamaktadır. Bununla ilgili de Gemlik İlçe Teşkilatımız savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, savcılık soruşturma izni için dosyayı İçişleri Bakanlığına yollamıştır.

Bir önceki Gemlik Belediye Başkanı da, Gemlik Belediyesi ile ilgili suç duyurusunda bulunmuştu.

Öte yandan Gemlik Belediyesi arsa devrine yönelik herhangi bir işlem yapmamıştır. 60 dönüm araziyi " atık parsel " statüsüne sokmak isteyen Gemlik Belediyesi, MHP'nin itirazını o günlerde basit görmüştü. MHP, İmar Kanununun 18.maddesi uygulanmadan, Belediye Meclisi kararı alınmadığını söylemiş ve satışın usulsüz olduğunu belirtmişti. Çıkan Danıştay kararı da, Gemlik İlçe Teşkilatımızın haklılığını göstermektedir. MHP aziz milletimizin menfaatinin yine savunucusu olmuştur. En değerli arsalarının usulsüz peşkeş çekilmesinin önüne geçmiştir. Çıkan Danıştay kararı, arsanın İmar Kanununun 18. maddesi uygulanarak ihale usulünce satılabileceğini doğrulamıştır.

" MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİLDİR
Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu cunta yönetimlerini aratmayacak biçimde tesis etmektedir.

AKP etiketli güçlüler, seçkinler, ayrıcalıklı kesimler Türk milletini hukuksuzluğun, adalet yoksunluğunun karanlıklarına vakum gibi çekmektedir.

Bize göre AKP; hukukun üstünlüğünü ve gücünü değil, kendi oluşturduğu imtiyazlıların h‰kimiyetini kurmakla ve olgunlaştırmakla meşguldür.

Zira her şey ortada, tüm gerçekler bastırılamayacak kadar meydandadır.

Geçtiğimiz günlerde Adalet ve Kalkınma Partili üç belediye başkanı, "nüfuzunu kötüye kullanmak, yolsuzluk" gibi iddialarla, ihraç istemiyle partileri tarafından disipline sevk edilmişti. Bu kamuoyunda bir anlamda Davutoğlu'nun zımni olarak Erdoğan dönemine reddi miras yaptığı olarak yorumlanmıştı.

Gemlik; Adalet ve Kalkınma Partililer ve bilhassa Davutoğlu için bir turnusol kağıdı olacaktır. Yolsuzlukların üzerine gitmekte samimi ise hem yerel mahkeme hem de Danıştay kararına rağmen olayın ört bas edilmesine müsaade etmemelidir.

Şayet siyasi taraftarlık ve partizanlıkla yolsuzluğa bulaşanlar kayırılırsa; her hukuksuzluğun, alınan her gayri hukuki kararın hesabı adil ve tarafsız mahkemeler tarafından günü geldiğinde mutlaka sorulacaktır. Bugünün hüküm sahipleri unutmamalıdır ki; "Mahkeme kadıya mülk değildir."

Son olarak bugün mührü elinde bulunduranlara şu dörtlüğü gönderiyoruz.

"Millet parasından verdirme parsa;

Edirne'den Van'a, Muğla'dan Kars'a
Nerede sahte bir kahraman varsa
Bir resmine bir de şanına tükür."