We use cookies in this website to serve you better.

We use cookies to personalize content and ads, provide social media features, and analyze traffic. We may also share information about your usage of our site with our social media, advertising, and analytics business partners. Our business partners may match this information with other information that you provide to them or that they collect while using their services.

What is the cookie?

Cookies are small text files that web-sites use to make their experience more efficient. According to the GDPR, we can place the cookie absolutely necessary for the operation of this site.If you have an account and do not want to these cookies you should delete account after login. For other types of cookies we need to get permission from you. This site uses different types of cookies. Some cookies are placed by third party services on our pages like google analytics. You should change your cookie settings in their privacy pages because of we can not interfere to those cookies. Your permit is valid for the following areas: web.tv

Saddam`ın heykelini balyozla deviren o isim yıllar sonra konuştu: `İçim sızlıyor`

7 views
Category News
Date Added
LanguageTurkish [Türkçe]
Description
Saddam gitti, fakat onun yerine şimdi başımızda bin tane Saddam var. Irak bizden çalınmış gibi hissediyorum... Saddam insanları öldürüyordu, fakat şimdiki hükümetle karşılaştırınca bu hiç bir şeymiş diyebilirim.

O tarihi an, aradan geçen senelere rağmen halen zihinlerdeki tazeliğini koruyor, Amerikan askerlerinin Bağdat'a girişleri esnasında, bir adam elindeki balyozu ile kent merkezinde dikili duran Saddam Hüseyin heykelinin kaidesini parçalamaya çalışıyordu.

Güçlendirilmiş beton ve sağlam inşa edilmiş kaidenin kolaylıkla yıkılamayacak oluşu nedeni ile saatler süren bu gayretin netice vermeyeceğini anladıklarında, Amerikan askerlerinin de yardımı ile bir vinç kullanılarak heykel yerinden sökülerek yıkılmış, mesele bu şekilde çözüme ulaştırılmıştı. O gün heykel yıkılırken Irak'ın bir zalimin elinden kurtarıldığını zannedenler ise, ülkelerinin de geri dönüşü zor bir biçimde yıkılmasına ramak kaldığını belki de henüz göremiyorlardı.

Seneler önce bu sahneyi evimde oturmuş TV'nin karşısında canlı olarak izliyordum. O gün balyozu ile nafile bir güç gösterisine girişen kişiyle BBC tarafından yapılmış röportajı izlediğimizde, Saddam'ın gidişinin kendisini hiç mutlu etmediğini, Saddam'ın gidişinin sayısız insanın ölümü ile sonuçlanan daha sıkıntılı bir dönemi başlattığını, yaptığı hareket için pişman olduğunu dile getirdiğini görmek nedense beni şaşırtmadı.

Aynı zamanda ülkelerindeki diktacı zalim rejimlerden kurtulmak için Batılı ülkelerin kendilerini kurtaracaklarını zannedenler her kimler ise, bir zamanlar Saddam'ın motosikletlerini tamir eden ve o gün elinde balyozu ile kent meydanına fırlayarak heykele saldıran Kadim Şerif Hassan Al-Cabbari'nin yaşadığı hayal kırıklığından öğrenecekleri çok şey olduğuna şüphe yok.

NE ZAMAN ANIMSASAM UTANÇ VE ACI HİSSEDERİM
BBC'nin yayınladığı görüntülerde, üzüntüsü ve pişmanlığı yüzünün ifadesinden gayet net bir şekilde gözlenebilen Cabbari şu sözleri ifade ediyor:

"Şimdilerde, her ne vakit şu heykel meselesinde geçmişi anımsayacak olsam, acı ve utanç hissederim.
Kendime sorarım, neden bu heykeli devirdim?
Şimdi ise, heykeli yerine koyabilseydim eğer, onu tekrar aynı yere dikerdim, bunu yapardım ancak o esnada öldürülmekten korkarım.

Ailemden 14, belki de 15'ten fazla insan Saddam tarafından idam edildi.
Yani Amerikalılar Saddam'ın zalim rejimini devirmeye geldiklerinde önceleri çok mutlu olmuştum.

ŞİMDİKİ HÜKÜMETLE KARŞILAŞTIRINCA BU HİÇ BİR ŞEYMİŞ
Amerikalıların Bağdat'ın dış mahallelerine ulaştıklarını işittiğimde çok mutlu olmuştum ve balyozumu alarak meydana giderek heykele saldırmaya başladım, amacım onu yıkmaktı. Heykelin yıkılmasından kısa bir süre önce bir asker Amerikan bayrağı ile heykelin yüzünü örttü. Bu hareketini kabullenemedim ve kendisine bu iş için bir Irak bayrağı verdim.

Fakat aradan geçen seneler boyunca her şey daha da kötüye gitti. Yozlaşma, iç çatışmalar, ölümler, yağmacılık. Saddam insanları öldürüyordu, fakat şimdiki hükümetle karşılaştırınca bu hiç bir şeymiş diyebilirim.

İÇİM SIZLIYOR
Saddam gitti, fakat onun yerine şimdi başımızda bin tane Saddam var. Irak bizden çalınmış gibi hissediyorum. Her ne vakit birileri "Bağdat'ın düşüşü" cümlesini kullanacak olsa içim sızlıyor. Bush ve Blair kuşku uyandırmayacak şekilde yalancılar. Irak'ı yıktılar ve bizi hiç bir şeyimizin olmadığı sıfır noktasına, Orta Çağ şartlarına gerilettiler.
Eğer bir suçlu olsaydım, her birini çıplak ellerimle öldürürdüm.''